Görünen o ki yoğun haber akışları arasında neredeyse her gün değişen gümrük tarifeleri ile ilgili temel bir bakış açısı kazanmamız elzem gözüküyor. Bu bağlamda, yazımızın odağını tarifelere ilişkin tanımlayıcı bilgiler ve sorgulayıcı açıklamalar ile 2025 yılı başından bu yana ABD yönetiminin yeni nesil politikası üzerinden gelişen karşılıklı tarifeler oluşturuyor.

Ülkeler arasında diyalog ve işbirliği temelinde uluslararası ticareti yönlendirmenin adı olan ticaret diplomasisinin çağdaş dili çok sertleşmiş gözüküyor. Bu yeni dilin vasıtası ise gümrük tarifeleri… Tarifeler, özellikle büyük ekonomilere sahip ülkelerden birbiri ardına gelen açıklamalar üzerinden, uluslararası ekonomik/politik çatışmaların ya da üstünlük arayışlarının güçlü bir enstrümanı olarak kullanılmak isteniyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, göreve başladığı 20 Ocak 2025 tarihindeki konuşmasında “yabancı ülkelere tarifeler/vergiler uygulayarak ABD vatandaşlarını zenginleştirmek” vaadinde bulunmuş, görevinin daha ilk gününde Kanada ve Meksika’ya yönelik %25 gümrük vergisinden bahsetmişti. O günden bu yana da ABD’den ve hedef aldığı ticaret partnerlerinden karşılıklı tarife açıklamaları gelmeye devam ediyor.

Ticaret savaşları ya da gerilimleri, nasıl ifade edersek edelim; söz konusu yeni düzenin kısa, orta ve uzun vadede gerek ekonomik göstergelerin değişimi gerek dünya ticaret sisteminin işleyişi bakımından farklı etkilere yol açma potansiyelini göz ardı etmememiz gerekiyor. Kısa vadede şok etkisi olarak küresel ekonomik büyümenin bir miktar yavaşlayacağını, farklı makro değişkenler üzerinden ortaya çıkacak olumsuz etkilere karşı hükûmetlerin tedbir almaları gerekeceğini söyleyebiliriz. Orta ve uzun vadede ise -karşılıklı tarifeler artarak devam ederse- küresel tedarik zincirindeki dağılım ile ticaret ağları ve güzergâhları üzerinden daha kalıcı değişimleri/gündemleri izlemek zorunda kalabiliriz.

Görünen o ki yoğun haber akışları arasında neredeyse her gün değişen tarifeler ile ilgili temel bir bakış açısını kazanmamız elzem gözüküyor. Bu bağlamda, yazımızın odağını tarifelere ilişkin tanımlayıcı bilgiler ve sorgulayıcı açıklamalar ile 2025 yılı başından bu yana ABD yönetiminin yeni nesil politikası üzerinden gelişen karşılıklı tarifeler oluşturuyor. Bugünün bilgi akışını etkin biçimde yönetebilmeniz ve yarınınızı aydınlık kılabilmeniz dileğiyle, faydalı okumalar diliyoruz.

GÜMRÜK TARİFESİ NEDİR, NEDEN UYGULANIYOR, NEYE YOL AÇACAK?

Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) tanımlamasına göre tarifeler, mal ithalatına uygulanan gümrük vergilerini ifade etmektedir. Bir anlamda ithal edilen malların fiyatları içerisine ilave maliyet unsuru olarak giren tarifeler, genel olarak mal fiyatlarının belirli bir yüzdesi şeklinde uygulanmaktadır. Basit bir örnek olarak; A ülkesindeki bir şirketin B ülkesine ihraç ettiği bir malın dünya fiyatı 100 dolar iken, B ülkesinin A ülkesinden ithal ettiği bu mala ilave %20 gümrük vergisi getirdiğini varsayalım. Bu durumda, söz konusu malın B ülkesindeki fiyatı -A ülkesindeki şirketin kâr marjını azaltmak pahasına B ülkesindeki satış fiyatını düşürmediği senaryoda- 120 dolara çıkacaktır. Örneği ters akışla ele aldığımızda, özellikle tarifeler talebin yüksek olduğu büyük ekonomiler tarafından uygulanıyorsa, tarifeye konu malın dünya fiyatı da aşağı yönlü etkilenebilecektir. Şöyle ki tarife uygulayıcısı büyük ülkenin (B ülkesi) iç pazarında oluşan yüksek fiyatlar öncelikle iç talebi düşürecek, böylece söz konusu malın dünya genelindeki toplam talebini ve fiyatını da aşağı çekecektir. Bu durumda ise uygulanan ilave tarifeden kaynaklı maliyetin belirli kısmını A ülkesindeki ihracatçı şirket üstlenecektir.

En yalın haliyle ele aldığımızda, tarifelerin uygulayıcı hükûmetlerin vergi gelirlerini artıracağı açıktır. Bu noktada, elbette, başka kanallardan ortaya çıkabilecek potansiyel gelir kayıpları üzerine de düşünmek gerekir. Diğer yönüyle tarifeler, yurt içinde üretilen malları ithalata konu muadili mallar karşısında daha avantajlı hale getirerek yerel üreticilerin rekabet gücünü destekleyebilir, ayrıca hane halkının ithal mallara yönelik talebini düşürmek suretiyle dış ticaret dengesine pozitif katkı sağlayabilir. Son olarak, hükûmetlerin tarifeleri muhatap ülkeler üzerinde diplomatik bir baskı aracı olarak kullanması söz konusu olabilir ki bu araçsallığın örneklerine son dönemde fazlasıyla şahit olmaktayız.

Tarife uygulayan hükûmetlerin amaçları yukarıdaki şekilde olabilir, fakat sayılan amaçların lehte sonuçlarını tek başına ele almak yerine aleyhte sonuçları ile birlikte değerlendirmek faydalı olacaktır. Lehte sonuçların baskın olabilmesi için tarife uygulayıcı hükûmetin aleyhte sonuçlara yönelik makro tedbirler/politikalar geliştirmesi, ülke içindeki hane halkı ve şirketlerin tarifelerin dışsallıklarına karşı uyum kabiliyetlerini/motivasyonlarını güçlü tutmaları gerekebilir. Ayrıca ülkeler arasında tarifelerin aynı ya da farklı ürünlerde/oranlarda karşılıklı uygulanması denklemi daha karmaşık hale getirebilecektir. Bu bağlamda; tarife uygulamalarının artırılarak sürdürülmesi halinde; tarifelerin fiyatlar, ücretler, döviz kurları ve ticaret yapıları gibi farklı kanallardan dolaylı ya da dolaysız etkilerini anlamaya yönelik daha fazla çaba göstermek zorunda olacağız.

Söz konusu çabanın bir başlangıcı olarak burada bazı sorgulamalara yer vereceğiz. İlk akla gelen sorulardan bir tanesi tarifelerin enflasyonu nasıl etkileyeceğidir. Bir ülke ilave gümrük vergisi uyguladığında, vergi konusu malın iç piyasadaki fiyatında yaşanacak bir defalık artışın enflasyonda sürekli bir artışa yol açması mutlak sonuç değildir. Fakat başka türlü arz şoklarında da olduğu şekilde ücret-fiyat sarmalı oluşması durumunda, enflasyon üzerindeki etkinin kalıcı nitelik kazanacağını görebiliriz.

Diğer taraftan; tarifeler ithalatın yanı sıra ihracatı da etkileyecek, ithal ara malların fiyatlarındaki artışlar dolayısıyla ihracatçı firmaların rekabet gücünde aşınma yaşanabilecektir. Tarife uygulamaları, ithal ürünlerle rekabet eden yerli üretici sektörlerin genişlemesine olanak sağlayacak; bu genişleme ile birlikte söz konusu sektörlerde iş gücü ihtiyacı artacaktır. Böyle bir durumda ise sırasıyla ücretler yükselecek, ihracatçı firmaların üretim maliyetleri artacak ve bu firmalar uluslararası rekabet gücü açısından kayba uğrayacaklardır.

Başka bir sorgulama da döviz kuru ile ilgili olabilecektir. Şöyle ki tarifeler ithalat talebini düşürmek suretiyle döviz talebini aşağı çekecek ve böylece yerel para birimi değer kazanacaktır. Para birimindeki değerlenmeye yol açabilecek diğer husus, tarifeler dolayısıyla ortaya çıkacak enflasyon karşısında piyasaların daha sıkı bir para politikası beklentisine girmesi olacaktır.

SON DÖNEMDE ÖNE ÇIKAN TARİFE UYGULAMALARI

Son dönemde küresel gündemin ön sırasında yer alan gümrük tarifeleri, geleneksel olarak ülkelerin dış ticaret politikalarında kullanılan bir enstrüman olarak biliniyor. Geçmişte de belirli ürün gruplarına yönelik tarife oranlarının artırıldığı, uluslararası ticaret sisteminin aksadığı ya da rekabet koşullarının bozulduğu gerekçesiyle Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nezdinde çözüm arayışlarının gündeme geldiği zamanlar oldu. Fakat son dönemin ajandasında yer alan uygulamalar, boyutları itibarıyla geleceğe yönelik yayılım etkisi yüksek bir politika tercihi gibi gözüküyor. Bu sürecin odağında ise ABD yönetiminin yeni nesil politikası bulunuyor. Biz de bu kısımda yalnızca ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemine başlamasından sonraki tarife açıklamalarına odaklanacağız. Bunun öncesinde, kısa bir hatırlatma olarak, Sn. Trump’ın ilk dönemine yönelik kısa bir atıf yapmamızın da faydalı olacağını düşünüyoruz.

Sn. Trump’ın ilk döneminde ABD, gümrük tarifelerinin hedefine Çin’i yerleştirmiş ve Çin’den ithal edilen pek çok ürüne vergi getirmişti. Bunun karşılığında Çin’in de ABD’ye yönelik tarife uygulamaları olmuştu. ABD yönetimi ayrıca, tarifeleri Kanada ve Meksika ile ilişkili diplomatik amaçlarına yönelik baskı unsuru olarak kullanmıştı. Başkan Joe Biden döneminde Çin odaklı tarifelerin çoğu devam ettirilmiş, ek olarak yeni ticaret kısıtlamalarına imza atılmıştı. Sn. Biden dönemindeki tarifelerin bir önceki döneme kıyasla biraz daha hedef odaklı olduğunu da söylememiz gerekiyor.

Bugüne dönersek, ikinci Trump döneminin çok sert başladığını görüyoruz. Sn. Trump, göreve başladığı 20 Ocak 2025 tarihinde henüz koltuğunu terletmeden yaptığı açıklamada, Kanada ve Meksika’ya yönelik olarak 1 Şubat’tan itibaren %25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu. Sn. Trump, aynı zamanda Çin’e yönelik açıklayacağı tarifelerin işaret fişeğini de gösterdi. ABD ile diğer ülkeler arasındaki tarife açıklamalarını/uygulamalarını kronolojik sırayla aşağıda bulabilirsiniz.

26 Ocak 2025: ABD Hükûmeti, göçmenleri taşıyan iki ABD uçağının Kolombiya tarafından kabul edilmemesi durumunda, bu ülkeden ithal edilecek tüm mallara %25 oranında gümrük vergisi uygulamasına başlanacağını ve söz konusu oranın bir hafta içinde %50’ye çıkarılacağını belirtti. Kolombiya Hükûmeti, ilk etapta karşı adım olarak ABD’ye yönelik tarifelerde %25 oranında artış yapacaklarını açıklamış olsa da sonrasında iki ülkenin uzlaşısıyla birlikte söz konusu tarife artışları rafa kaldırıldı.   

1 Şubat 2025: Sn. Trump, Kanada ile Meksika’dan ithal edilecek mallara %25 oranında ve Çin’den ithal edilecek mallara %10 oranında gümrük vergisi uygulanmasını içeren Başkanlık Kararnamesi’ni imzaladı. ABD’den yapılan açıklamada, Meksika ve Kanada’ya yönelik vergiler için kayıt dışı göçler ve uyuşturucu kaçakçılığı gerekçe olarak yer aldı. Karşılık olarak, her üç ülke de ABD mallarına yönelik ilave gümrük vergisi getireceklerini duyurdu.

3 Şubat 2025: Sn. Trump ile Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum arasındaki görüşmeler sonrasında, ABD’nin Kanada ve Meksika’ya yönelik %25 oranındaki gümrük vergisini 30 gün süreyle askıya aldığı duyuruldu. Ayrıca Sn. Trump, Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik yeni vergiler getirebileceğinin işaretini verdi. AB tarafından da tarifelere tarifeler ile karşılık verileceği açıklaması geldi.

4 Şubat 2025: ABD’nin Çin’den ithal edeceği tüm mallar için %10’luk gümrük vergisi yürürlüğe girdi. Çin ise ABD’den ithal edilen ürünlere ek tarifeler de dâhil olmak üzere bir dizi karar ile karşılık verdi. Bu kapsamda; ABD’den ithal edilen kömür ve sıvılaştırılmış doğal gaza %15 oranında, ham petrol ile tarım makineleri ve diğer bazı ürün gruplarına %10 oranında gümrük vergisi uygulanacağı duyuruldu.     

10 Şubat 2025: ABD Hükûmeti, çelik ve alüminyum tarifelerini 12 Mart’tan itibaren artırmayı planladığını açıkladı. Buna göre; çelik üzerindeki tarifelerden muafiyetlerin kaldırılması ve böylece tüm çelik ithalatının en az %25 oranında vergilendirilmesi, alüminyum üzerindeki gümrük vergisinin ise %10’dan %25’e çıkarılması söz konusu oldu.

27 Şubat 2025: ABD Hükûmeti; Kanada ve Meksika mallarına yönelik daha önce açıklanan %25’lik gümrük vergisinin 4 Mart’ta yürürlüğe gireceğini, ayrıca Çin mallarına yönelik daha önce açıklanan %10’luk vergiye ilave bir %10’luk vergi daha getirileceğini duyurdu.

4 Mart 2025: ABD’nin Kanada ve Meksika’dan ithal edeceği mallara yönelik %25’lik gümrük vergisi -Kanada’nın enerji mallarına %10 oranında vergi uygulanması istisnası ile- yürürlüğe girdi. Ayrıca Çin’den ithal edilen mallara yönelik mevcut %10’luk gümrük vergisi de -27 Şubat’ta açıklandığı üzere- iki katına çıkmış oldu. ABD’nin tarifelerine hedef olan her üç ülkeden de misilleme adımları atıldı. Kanada Hükûmeti, 21 gün boyunca 100 milyar dolardan fazla tutardaki ABD malına ilave gümrük vergisi uygulayacaklarını bildirirken; Meksika Hükûmeti’nden -hedef mal gruplarını spesifik olarak belirtmeden- kendi karşı tarifelerini oluşturacakları açıklaması geldi. Çin ise 10 Mart’ta yürürlüğe girmek üzere ABD’nin tarım ürünlerine %15’e kadar gümrük vergisi getireceğini duyurdu, ilave olarak ihracat kontrollerine ve diğer kısıtlamalara tabi olan ABD’li şirket sayısını artırdı.

5 Mart 2025: ABD’nin otomobil sektöründe kullanılmak üzere Meksika ve Kanada’dan ithal edilecek mallara yönelik gümrük vergilerine bir ay süreli muafiyet getirildi. Diğer taraftan; Meksika Hükûmeti, ABD’nin açıkladığı tarifelerin yürürlükte kalması durumunda kendi tarife tedbirlerini 9 Mart’ta açıklayacaklarını duyurdu.

6 Mart 2025: ABD’nin Meksika ve Kanada’dan ithal ettiği malların çoğu için gümrük vergilerine bir ay süreli muafiyet getirildi. Kanada Hükûmeti’nin yaklaşık 21 milyar dolarlık ABD malına yönelik karşı tarifeye geçtiği, yaklaşık 87 milyar dolarlık ABD malına yönelik tarifeleri askıda tuttuğu bildirildi.

10 Mart 2025: Çin’in ABD’den ithal ettiği önemli tarım ürünlerine yönelik -4 Mart’ta açıkladığı- %15’lik gümrük vergisi yürürlüğe girdi. Kanada’nın eyaleti Ontario ise ABD’nin üç eyaletine ihraç ettiği elektriğe %25 oranında gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı.

12 Mart 2025: ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına yönelik 10 Şubat’ta açıkladığı yeni tarifeler yürürlüğe girdi. AB, karşılık olarak, ABD’den ithal ettiği toplam 26 milyar avroluk endüstri ve tarım ürününe yönelik yeni gümrük vergileri getirme niyetini açıkladı. Bu niyetin kapsamında; çelik ve alüminyum ürünlerinin yanı sıra tekstil, ev aletleri ve tarım ürünleri de yer aldı. Bununla birlikte, AB’nin söz konusu niyeti eyleme geçirmek için Nisan ayının ortalarına kadar bekleyeceği bildirildi. Kanada Hükûmeti ise -13 Mart’ta yürürlüğe sokacak şekilde- ABD’den yapılan yaklaşık 20,7 milyar dolarlık ithalata yönelik karşı tarifeler getirme planını duyurdu.

13 Mart 2025: ABD Hükûmeti, bazı alkollü içeceklerle ilgili olarak AB’nin %50 ilave gümrük vergisi getirme niyetini gerçekleştirmesi durumunda, başka bazı alkollü içeceklere %200 oranında gümrük vergisi uygulayacaklarını duyurdu.   

24 Mart 2025: ABD Hükûmeti, Venezuela’dan petrol veya doğal gaz satın alan ülkelerin ABD’ye ihraç edeceği tüm mallara -2 Nisan ya da sonrası bir tarihten başlamak üzere- %25 oranında gümrük vergisi uygulayacaklarını açıkladı.  

26 Mart 2025: ABD Hükûmeti, otomobilleri yurt dışında monte edilen ABD menşeli markalar da dâhil olmak üzere, ABD’nin ithal ettiği tüm otomobillere ve otomobil parçalarına %25 oranında gümrük vergisi getireceklerini duyurdu.

2 Nisan 2025: ABD’ye mal ithal eden tüm ülkelere -daha önce bir mal grubu ya da sektör özelinde açıklanan bir oran yoksa- asgari %10 oranında gümrük vergisi uygulanacağı, %10’luk asgari verginin 5 Nisan’da ve ABD ile ticaretinde fazla veren belirli ülkelere yönelik yüksek vergilerin ise  9 Nisan’da yürürlüğe gireceği, bahse konu %10’luk oranın gerektiğinde ülkeden ülkeye değişen ek vergilerle desteklenebileceği bildirildi. Bu çerçevede; ABD’nin ithalatında Çin’e %34 (daha önceki vergilere ek olarak), AB’ye %20, Güney Kore’ye %25, Japonya’ya %24 ve Tayvan’a %32 vergi uygulanacağı duyuruldu. Türkiye ise İngiltere, Brezilya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi ülkelerle birlikte %10 gümrük vergisi uygulanacak ülkeler arasında yer aldı. Diğer taraftan; ABD Hükûmeti, Kanada ile Meksika’nın göç ve uyuşturucu ticareti konusunda ABD’nin taleplerini karşılaması halinde, bu iki ülkeye yönelik uygulaması başlayan %25’lik gümrük vergisinin %12’ye çekilebileceğini açıkladı.  

3 Nisan 2025: ABD Hükûmeti’nin daha önce açıkladığı otomobil tarifeleri uygulamaya geçti. Kanada Hükûmeti ise karşılık olarak ABD’den ithal edecekleri araçlara yönelik %25 vergi getireceklerini duyurdu.

4 Nisan 2025: Çin Hükûmeti, ABD’nin Çin mallarına uyguladığı tarifelere denk gelecek şekilde, 10 Nisan’dan itibaren ABD’den ithal edilecek tüm mallara %34 oranında gümrük vergisi uygulayacaklarını açıkladı. Çin Hükûmeti ayrıca; bilgisayar çipleri ve elektrikli araç bataryaları gibi yüksek teknoloji ürünlerinde kullanılan malzemeler olan nadir toprak elementlerine yönelik daha fazla ihracat kontrolü uygulayacaklarını, ticaret yaptırımlarına veya ihracat kontrollerine tabi şirketler listesine eklemeler yaptıklarını duyurdu. 

5 Nisan 2025: ABD Hükûmeti’nin 2 Nisan’da neredeyse tüm ülkelere yönelik açıkladığı %10’luk asgari gümrük vergisi yürürlüğe girdi.

9-10 Nisan 2025: ABD Hükûmeti’nin 2 Nisan’da pek çok ülkeye yönelik açıkladığı yüksek oranlı gümrük vergileri yürürlüğe girecek iken, yeni bir açıklama ile söz konusu yüksek vergi oranlarının çoğunluğu 90 gün süreyle askıya alındı. Açıklamada, asgari %10’luk vergi oranı uygulamasının ise devam edeceği ifade edildi. Çin ise ABD Hükûmeti’nin bu güncellemesinin dışında tutuldu. ABD Hükûmeti, Çin mallarına yönelik gümrük vergilerini %104’e çıkarmayı düşünürken, bunun da ötesine giderek uygulanacak vergi oranını %125’e çıkaracağını duyurdu. Sonrasında ise hükûmetten yapılan başka bir açıklamada, Çin mallarına uygulanacak %125’lik verginin daha önceki %20’lik vergiye eklendiği ve böylece toplam gümrük vergisi oranının %145’e ulaştığı belirtildi. Bu noktada, muhatap ülkelerden gelen açıklamalara da bakmak gerekiyor. Şöyle ki Çin Hükûmeti, ABD’nin bu son açıklamasından önce, 10 Nisan’dan itibaren ABD mallarına %84 oranında gümrük vergisi uygulanacağını bildirdi. AB üyesi devletler ise, ABD’nin daha önce açıkladığı çelik ve alüminyum tarifelerine cevap olarak, ABD mallarına yönelik -aşamalı olarak yürürlüğe sokmak üzere- yeni gümrük vergileri getirmek için oy kullandılar. Fakat ABD Hükûmetinin son dakika geri dönüşünün ardından AB de açıklamak üzere olduğu son vergileri askıya aldı. Diğer taraftan, Kanada Hükûmeti’nin ABD’den otomobil ithalatına yönelik %25’lik gümrük vergisi yürürlüğe girdi.

11 Nisan 2025: Çin Hükûmeti, ABD mallarına yönelik gümrük vergisini -12 Nisan’dan itibaren yürürlüğe sokmak üzere- %84’ten %125’e yükseltti. Daha sonra ABD Hükûmeti; akıllı telefonlar, bilgisayarlar, yarı iletkenler ve modemler dâhil olmak üzere pek çok elektronik ürünü tarifelerden muaf tutan bir karar aldı. Başka bir açıklamada ise söz konusu kararın geçici bir erteleme olduğu, yarı iletkenlere yönelik sektör bazlı vergilerin muhtemelen bir ya da iki ay içinde uygulanacağı belirtildi.    

14 Nisan 2025: Sn. Trump, otomobil üreticilerine tedarik zincirlerini ayarlamaları için zaman tanımak amacıyla, daha önce uygulamaya başladıkları tarifelerden otomotiv endüstrisini geçici olarak muaf tutabileceklerini söyledi.

15 Nisan 2025: Beyaz Saray’ın yayımladığı Bilgi Dokümanı’nda (Fact Sheet); asgari %10 olmak üzere farklı oranlarda gümrük vergisi açıklaması ile birlikte 75’ten fazla ülkenin yeni ticaret anlaşmalarını müzakere etmek için kendileri ile iletişim kurduğu, %10’un üzerindeki yüksek vergi oranlarının -Çin’e yönelik olanlar hariç tutulmak üzere- mevcut durumda askıya alındığı, farklı zamanlarda ve farklı ürün grupları özelinde açıklanan tarifeleri dikkate almak suretiyle Çin mallarına uygulanan toplam gümrük vergisi oranının %245’e kadar ulaştığı belirtildi.

18 Nisan 2025: ABD Hükûmeti, Çinliler tarafından inşa edilen yahut sahip olunan gemilerin ABD limanlarına yanaşmaları karşılığında yeni hizmet ücretleri belirleme planını ortaya koydu. Bu plan kapsamında; söz konusu ücretler yaklaşık 180 gün içerisinde yürürlüğe sokularak aşamalı şekilde uygulanacak, gelecek yıllarda ücretlerin artırılması söz konusu olabilecek.

20 Nisan 2025: Çin Hükûmeti, üçüncü taraf ülkelerin Çin’in aleyhine olacak şekilde ABD ile ticari işbirliği yapmaları durumunda, kararlı şekilde karşı tedbirler alacaklarını duyurdu.

SON SÖZ NİYETİNE…

Bu yazımızın kadrajına giren zaman dilimi içerisinde, yukarıda açıklanan tarifelerin yanı sıra belirli ürün ya da ürünler bazında spesifik bazı gümrük vergileri de açıklandı. Bunun ötesinde, somut veriden ziyade siyasi retorik içeren açıklamalar haber akışında sıklıkla yer buldu. Bu tür açıklamalar, özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret düzleminde halen yoğun şekilde devam ediyor. Geldiğimiz noktada, bu iki ülkenin karşılıklı ticaretinde çok yüksek seviyelere çıkarılmış gümrük vergisi oranlarının müzakere yoluyla indirilip indirilmeyeceği ya da ne zamana kadar sürdürüleceği son günlerin merak konusu. Mevcut şekilde uzun süre devam edilecekse de kısa vadede makroekonomik göstergelerin nasıl etkileneceği, daha çok orta ve uzun vadede ise küresel ticaret sistemindeki ağların nasıl bir dönüşüm geçireceği merak ve odak konusu olacak. Görünen o ki dünyada böyle bir dönüşümü gerçekleştirmek isteyen birileri var, son durağın neresi olduğunu şimdiden kestirmek zor olsa da ara durakları doğru öngörebilmek adına izlemeye devam edeceğiz.

KAYNAKÇA

Chad P. Bown, Peterson Institute for International Economics, US-China Trade War Tariffs: An Up-to-Date Chart, 12 Nisan 2025.

Clarissa Hahn, Oxford Economics, Tariffs 101: What are they and how do they work?, 19 Mart 2025.

David Goldman, CNN, Trump delays some tariffs on Mexico and Canada for one month, 6 Mart 2025.

Erica York ve Alex Durante, Tax Foundation, Trump Tariffs: The Economic Impact of the Trump Trade War, 11 Nisan 2025.

Kathleen Magramo and Anna Cooban, CNN, The US wants to charge Chinese ships to dock at American ports, 18 Nisan 2025.

Office of the United States Trade Representative, Notice of Action and Proposed Action in Section 301 Investigation of China’s Targeting the Maritime, Logistics, and Shipbuilding Sectors for Dominance, Request for Comments, 18 Nisan 2025.

Ralph Ossa, Word Trade Organization, In a world of trade tensions, what do tariffs really do?, 11 Nisan 2025.

Rory Elliott Armstrong, Euronews, EU leaders vow to fight back if Trump imposes tariffs, 3 Şubat 2025.

Talya Minsberg, The New York Times, A Timeline of Trump’s On-Again, Off-Again Tariffs, 21 Nisan 2025.

The White House, Fact Sheet: President Donald J. Trump Ensures National Security and Economic Resilience Through Section 232 Actions on Processed Critical Minerals and Derivative Products, 15 Nisan 2025.

Word Trade Organization, Tariffs.

Wyatte Grantham-Philips, The Associated Press, Trump’s tariffs have launched global trade wars. Here’s a timeline of how we got here, 15 Nisan 2025.

Zac Anderson, USA Today, White House’s 245% tariff figure for some Chinese products causes confusion, 16 Nisan 2025.

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz